Aktuel 53

ÇAYKUR’u Baypas Eden,Üreticiyi Köle Haline Getiren,ÇAY Kanunu Teklifi Hakkında Hukuki Değerlendirmeler

ÇAYKUR’u Baypas Eden,Üreticiyi Köle Haline Getiren,ÇAY Kanunu Teklifi Hakkında Hukuki Değerlendirmeler
605 views
22 Haziran 2022 - 6:32

I- TEKLİFİN GENEL DEĞERLENDİRMESİ
Yaklaşık 210 bin üretici 1 milyonun üzerinde insanı ilgilendiren ve temel geçim kaynağı olan Teklifin Öncelikle;
1- Hazırlanma sürecinde şeffaflığa riayet edilmediği,
2- Meclise sunulana kadar kamuoyu ve ilgililerle paylaşılmadığı,
3- Teklifin hazırlanması sürecinde ve teklif metni sonrasında özellikle çay üreticileri ve ilgili meslek kuruluşlarının görüşlerinin alınmadığı,
4- İktidar partisi tarafından üreticiler nezdinde büyük bir beklenti oluşturulmasına rağmen Teklifin büyük ölçüde beklentileri karşılamaktan uzak olduğu,
5- Teklifte Çaykur’un gözden çıkarıldığı ve adeta yok sayıldığı,


6- Yaş çayın fiyatının büyük ölçüde özel sektör temsilcilerinden oluşan Ulusal Çay Konseyince belirlendiği ve çay üreticilerinin fiyat belirlemede hiçbir şekilde etkin olmadığı,
7- Teklifin özel sektör temsilcilerince hazırlandığı, neredeyse amacının özel sektörün ihracat ve uluslararası ticaret yapabilme amacına yönelik bir öncelemeyle hazırlanan bir düzenleme intibaı uyandırdığı,
8- Teklifin özellikle üreticilere uygulanabilecek idari ve ağır parasal yaptırımlar getirdiği,
9- Teklifin içeriğinin zaten her açıdan zor durumda olan üreticilerin; fiyat belirlenmesinden, özel sektörle sözleşme yapma zorunluluğu ve çay bahçelerinin devlet zoruyla sökülmesi ve çay alım yerlerinin belirlenmesi ve özel sektöre teslim edilmesine ilişkin tüm düzenlemeler, Teklifin üreticilerin özel sektörün eline korumasız ve güvencesiz bırakıldığı ve gözden çıkarıldığı,
10- Teklif bu haliyle üreticilerin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğu gibi, bu haliyle yasalaşması halinde özellikle üreticiler bakımından büyük bir kaos ve karmaşaya neden olacağı,
Değerlendirilmektedir.
II- TEKLİFİN GEREKÇE VE MADDELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER
1. Teklifin Genel Gerekçe ve tamamı incelendiğinde, öncelikle çayın yaklaşık 210 bin üretici ve 1 milyonun üzerinde ailenin neredeyse temel geçim kaynağı olduğu ve çay üreticilerinin her aşamada ciddi sorunların olduğu öncelikle bu sorunlardan hareketle diğer sorunların konuşulabileceği ve çözülebileceği göz ardı edilerek, özellikle çay üretiminin Sosyo-Ekonomik bir ürün olmasına ve Genel Gerekçede Türkiye’de üretilen çayın tamamına yakının yurt içi piyasasında tüketildiği ifade edilmesine rağmen Teklifin neredeyse ana kurgusu ve amacının özel sektörün ihracat ve uluslararası ticaret yapabilme amacına yönelik bir öncelemeyle bir düzenleme yapılmak istendiği izlenimi vermektedir.
2. Üçüncü Maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde ‘’ruhsatlandırmada aranan şartları taşımayanlar, giderleri sorumlusuna ait olmak üzere Bakanlık tarafından söktürülür.’’ cümlesi ile 4 üncü fıkrasındaki ‘’Gerektiğinde yenilenecek çay bahçeleri Bakanlık tarafından belirlenir’’ cümleleriyle şu anda çay bahçelerinin neredeyse tamamı verimden düşmüş çaylıkların yenilenmesi amacıyla Bakanlıkça ruhsatlandırmada aranan şartları taşımadığı gerekçesiyle veya başka gerekçelerle söktürme zorunluluğunu ve yüksek maliyetini üreticiye yüklemekte bunu yapmayanlara ayrıca ağır idari para cezaları getirmektedir.

3. Üçüncü Maddenin Beşinci fıkrasının son cümlesinde ‘’Bakanlık, çay bahçelerinin asgari büyüklüklerini, bahçe tesisinde kullanılabilecek üretim materyallerini, bakım, budama, hasat, taşıma ve depolama işlemlerini, uygun gübre ve gübreleme teknikleri ile toprak düzenleyicilerini ve bitki koruma ürünlerini belirleyerek ilan eder.’’ İbaresi elinde ancak geçimini sağlayacak kadar az ve miras yoluyla paylaşımdan dolayı 1 dönümün altında hatta mirastan dolayı hisseli ve farklı parsellerde bir çok çay üreticisinin elinde 500 metre kareden az olan yerleri belirlemede hatta çay üretiminde kullanılabilecek üretim materyallerini, bakım, budama, hasat, taşıma ve depolama işlemlerini, uygun gübreleme ve tekniklerine kadar üretici bakımından bilgi, maliyet ve işçilik ve diğer maliyetler dikkate alınmadan bu süreci üreticiye dayatmak, üstelik bu süreci Yönetmelik hükümlerine bırakarak üretici bakımından iyice belirsizleşecek olan bu durum ile başta müstahsil ve üretimde bakanlık ve diğer taraflarca ciddi bir kaosun oluşmasına sebebiyet verecektir.

4- Dördüncü madde ile lisanslı çay işletmeciliği yapacak olan gerçek ve tüzel kişileri Bakanlık A, B ve C lisanslı işletmeleri sınıflandırarak her pazarlama yılı (1 Mayıs-30 Nisan) için A ve B lisanslı işletmelerin yurt içinde pazarlayabilecekleri kuru çay miktarını belirleyebileceği, değiştirebileceği ve lisanslarını iptal edebileceği, A ve B sınıfı lisansa sahip olan işletmelerin dökme kuru çayı Borsaya satma mecburiyetinin olması, öte yandan üreticiler arasında bir sınıf farkı oluşturarak adeta imtiyazlı C lisanslı işletmeleri sadece kuru çay satın alıp satın alma, paketleme ve arz etme, ithal ve ihraç etme hakkına sahip olarak serbest piyasa ekonomisine bakanlığın dolayısıyla iktidarın yandaşlarının doğrudan müdahalesine ve ayrıcalık tanınması veya korunmasına imkan tanınmakta, öte yandan C sınıfına tanına imtiyazla birkaç büyük çay firmasına rekabeti ortadan kaldıracak bir ortam oluşturulmaktadır. Çaykur’un özelleştirildiği bir ortamda insiyatif tamamen birkaç firmanın eline geçmekte müstahsilin emeği ve alınteri adeta özel sektörün insafına terkedilmektedir.

5- Beşinci maddenin birinci fıkrası uyarınca Yaş çay alım fiyatının Ulusal Çay Konseyi tarafından belirlenerek ilan edileceği blirtilmiştir. 9 kişiden oluşan Ulusal Çay Konseyinin, Başkanının aynı zamanda Rize Ticaret Borsası Başkanı ve özel sektörün en önemli temsilcilerinden olması, Rize Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı, Bakanlık Temsilcisi ve ağırlıklı özel sektör temsilcilerinden oluşmaktadır Karar almaya etkisi olmayan Pazar ve Güneysu ilçe zıraat odası yönetim kurulundan birer temsilci de göstermelik üye olduğu anlaşılmaktadır.

210 bin müstahsili ve yaklaşık bir milyonun üzerinde aileyi ilgilendiren yaş çay fiyatının belirlenmesinin üreticilerin sesi olan Rize, Trabzon, Artvin, Giresun ve Ordu Zıraat Odası temsilcileri yerine sadece Pazar ve Güneysu Ziraat odası temsilcilerinin Ulusal Çay Konseyinde üstelik 7 oya karşılık 2 oyla temsil edilmesi demokratik kültür, adalet ve hakkaniyetle bağdaşmadığı izahtan varestedir.

6- Beşinci maddenin üçüncü fıkrası gereğince Yaş çay üreticileri tarafından kuru çay üreten işletmelere satılan yaş çay yapraklarının bedeli, yaş çay üreticileri adına açılan banka hesaplarına kuru çay üreten işletmelerce en geç alım tarihinden itibaren altı ay içerisinde Türk Lirasıyla ödeneceği belirtilmiş, devamındaki fıkralarda ise üreticilerin yaş çay satmak için sadece bir firmayla sözleşme yapma mecburiyeti getirilmiş bu firmaya çayını satmak zorunda olan üreticiye 6 ay içinde parası ödenmezse bu parayı nasıl alacağı ve teminatı konusunda hiçbir düzenleme yapılmaması üreticiyi adeta özel sektöre mecbur edip ortada bırakma ve sahip çıkmamanın yasal düzenlemeye kavuşturulduğu bir durum ortaya çıkmaktadır.

7- Altıncı maddede çay alım yerlerinin özel sektöre devredileceği ve ayrıca belirleneceği ancak ve bu alım yerlerinin kimin tarafından belirleneceğinin açık değildir. Bu güne kadar çay alım yeri konusu üretici açısından bir problem değilken özel sektörün istediği yerlerde çay alım yerleri belirlenerek mevcutları azaltılacağı anlaşılmaktadır. Geçimi kadar çay bahçesi olan ve çayını sırtında veya el arabasıyla ücret ödemeden en yakınındaki alım yerine götüren çay üreticisi bu durumda daha uzak yerlere sırtında ve el arabasıyla çayını ücretsiz götüremeyecek bu nedenle araç ve nakliye ücreti ödemek zorunda kalarak maliyeti üretici bakımından artacağı anlaşılmaktadır.

8- Sekizinci maddede Bakanlığın gerekli gördüğü her türlü bilgiyi kamu kurum ve kuruluşları ile piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan ve satan gerçek ve tüzel kişilerle bunların her türlü örgütünden isteyebileceği ve her türlü defter, evrak ve belgeleri inceleyebileceği ve suretlerini alabileceğine ilişkin düzenleme Şirketlerin Ticari sır olarak tanımlanan çalışanları ve akdi ilişkide oldukları gerçek ve tüzel kişilerce bilinen, rakiplerinin bu bilgilere ulaşması halinde zarara uğrama riski bulunan, işletmenin ticari başarısı ve verimliliği için önem arz eden, gerek kamuya gerekse ilgisi olmayan şahıslara açıklanmaması gereken, firmanın iç işleyişi, organizasyon yapısı, mali ve iktisadi durumu, kredi ve nakit bilgileri, faaliyet hedef ve stratejisi, hammadde kaynak bilgileri, imalata dair teknik bilgiler ve özellikler, fiyatlandırma uygulaması bilgisi, pazarlama stratejisi ve taktikleri, firmanın pazar payı, toptancı ve perakendeci bilgileri, müşteri potansiyeli ve ağ bilgisi, her türlü sözleşme ve protokol bilgileri ve bu türden tüm bilgi ve belgeler ile müşteri sırrı denilen şahsi ve özel bilgilerini, ekonomik ve ticari bilgilerini, mali durum bilgilerini, nakit ve kredi durumuna dair bilgilerini, bu türden tüm bilgi ve belgeyi gerekli gördüğü hallerde alacağına ilişkin düzenleme başta Anayasanın 20. Maddesinde düzenlenen kişisel verilerin korunması kapsamında “özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkı” ve Mülkiyet hakkı kapsamında Anayasal güvence altına alınmıştır.,

Bununla birlikte bu düzenleme başta Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, ticari sır, müşteri sırrı ve bankacılık sırını ilgilendiren Kanunlardaki birçok farklı kanun ve özel ceza kanunlarında yer alan bu konulardaki düzenlemeleri bertaraf eden, mahkemelere bile yargılama konusu ile ilgili ve çok sınırlı verilen bir yetkinin her türlü bilgi ve belgeyi verme şeklinde sınırsız bir yetkinin verilmesi anayasal hukuk devletinin koruduğu ilkeler ve temel haklara aykırılık oluşturmaktadır.

9- 9 uncu madde ile yaptırım türleri düzenlenmiştir. İdari yaptırımların hukuken amacı ceza hukukundaki gibi ıslah edici ve cezalandırıcı değil, belirlenen aykırılığın giderilmesidir. Bu amaç aynı zamanda düzenlenen alanda koruma, yapma veya yapmama şeklinde bir aykırılığı giderme amacına yöneliktir. Kanunla getirilmek istenen bu idari yaptırımlar sosyal ve ekonomik olarak zor durumda olan tarımsal faaliyet yürüten çay üreticisini ve çayı korumaya yönelik değil Kanunla üreticilere yüklediği yük ve yükümlülükler bakımından adeta cezalandırmaya yönelik bir düzenleme olmuştur. Öte yandan idari yaptırımları hukuki niteliği bakımından değerlendirdiğimizde öncelikle
a) İdari yaptırımlar açısından kişisellik ilkesi geçerlidir. Çay bahçelerinin çok büyük oranda hisseli olduğu maliklerin çok azının yasal zorunluluklardan kaynaklı olarak ruhsat sahibi olduğu dikkate alındığında maliki olmadığı ancak hissedarı olması dolayısıyla ruhsat sahibi çay üreticisi malik olduğu miktarın çok üstünde bir alandan sorumlu olacak ve bu sebeple idari yaptırıma maruz kalacaktır.

b) İdari yaptırımlarda aynı zamanda ölçülülük ve orantılılık ilkesi geçerlidir. Bu ilke hukuka aykırı fiil ile karşısında uygulanacak yaptırımın ölçülü olmasını ifade eder. Başka bir deyişle ölçülülük yasaların uygulanmasında kişilerin hak alanlarına müdahale niteliğinde işlemlerin yapılmasında, bunun öngörülen amaçla orantılı olmasını, yapılacak işlemin lüzumunu ve elverişli bir biçimde yapılmasını ve makul olmasını yani ne gereğinden fazla olmalı ne de yetersiz kalacak bir yaptırım uygulanmalıdır.

budama

Uygulanacak yaptırımın ağırlığı, yaptırımın amacına göre etkililiğini sağlayacak biçimde belirlenmelidir. Kanundaki yaptırımların orantılı olmadığı Bakanlığın öngöreceği tüm yükümlülüklere uyma mecburiyeti, ruhsat iptali, çay bahçelerinin bakanlıkça söktürülmesi, söküm parasının kamu alacağı olarak zorla üreticiden alınması, Çayını satmak için sözleşme yapmazsa çayını hiçbir yere satamayacağı, veya sözleşme yaptığı kişiden başkasına satma hakkının olmadığı ve kanunda belirtilmeyen ve yönetmelikte nasıl düzenleneceği belli olmayan muğlak düzenemelerle orantılılık ölçülülük be yasaların belirliliği ilkesinin ihlal edildiği görülmektedir.

c) Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında Bu Kanun kapsamında uygulanacak olan idari yaptırımların muhtevası ilgili maddelerde belirtilen idari tedbirler ile idari para cezalarından ibaret olduğuna ilişkin düzenlemenin ilgili maddelerde düzenlenen idari tedbirlere atıf yapması, öte yandan 10 uncu madde de ayrıca ‘’İdari tedbîr uygulanması gereken haller’’ başlığı ile özel bir maddenin düzenlenmesi başlık ile içeriğinde düzenlenen fillerin madde içeriğiyle uyumlu olmaması ayrıca 11 inci maddede tekrar ‘’İdari para cezası uygulanması gereken haller’’ diyerek idari tedbirler ve uygulanacak yaptırımlar bakımından çelişki ve karmaşaya yol açacağı gibi, kanun tekniği bakımından da doğru değildir. Öte yandan 10 uncu madde hem de bu tedbirlerin açık ve net olmaması yaptırım hukuku bakımından kanunilik ilkesine aykırıdır. Hangi tedbir ve fillere karşı hangi yaptırımın uygulanacağı açıkça düzenlenmeli ve yaptırım maddesine atıf yapılmalıdır.

10- Teklifin 10 uncu maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı olan çay bahçeleri eskiden yapılmış olsa dahi verilen süre içinde bahçelerini sökmeleri veya belirlenen hale getirilmedikleri taktirde Bakanlık tarafından bu bahçelerin söktürüleceği ve on binlerce lira tutan söküm bedelleri üreticiden zorla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilecektir. Bu düzenleme ruhsat iptali yaptırımından daha ağır bir yaptırım olup mülkiyet hakkını ihlal eden senin yapmadığını ben zorla yaparım ve parasını da zorla tahsil ederim anlamını taşımaktadır. Ayrıca ruhsat sahibi maliki olmadığı ancak hissedarı olması dolayısıyla malik olduğu miktarın çok üstünde bir söküm bedelini ödemek zorunda kalacaktır.

11- Teklifin 11 inci maddesinin 2 inci fıkrasındaki düzenleme ile özellikle Bakanlık tarafından verimden düşmüş çaylıkların belirlenmesi durumunda (mevcut bahçelerin büyük bir bölümü 40 yıl ve daha eski olduğundan dolayı) verimden düşen çay tarım alanının her bir dönümü için beş bin Türk Lirası idari para cezası uygulanacak olması ekonomik açıdan zor durumda olan üreticiyi daha da zor duruma düşürecektir.

Av. Dr. Zeki YILDIRIM

aktuel53

Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-
KÖŞE YAZARLARI

SİTEMİZ  ÜYESİDİR