Aktuel 53

İslami’’ Dayanışma Oyunları kimin oyunu? İzzet mi? Zillet mi?

İslami’’ Dayanışma Oyunları kimin oyunu? İzzet mi? Zillet mi?
Şevki Yılmaz( bilgi@sevkiyilmaz.com )
60 views
13 Ağustos 2022 - 23:13

Bismillahirrahmanirrahıım

Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah’ımıza hamd; Önderimiz, Sevgili Resulümüz Hz. Muhammed (s.a) Efendimize, tüm Resul Efendilerimize, izinden gidenlere, Ehlî Beyti’ne, Ashabına, canımız Ana ve Babamıza, Allah (c.c)’ın ilke ve inkılabı İslam’a tabi olan Mü’min kardeşlerimize, Din ve Vatan muhafızı Şehid ve Gazilerimize salat ve selam olsun!

‘’İslami’’ Dayanışma Oyunları kimin oyunu? İzzet mi? Zillet mi?

Eşsiz Önderimiz Hz. Muhammed (s.a) Efendimizin tavsiye ettiği; at binme, atıcılık-okçuluk, güreş ve yüzücülük gibi spor dalları dahi İslami prensiplere uygun yapılmalıyken, İslam Medeniyetimizin Başkentlerinden Konya’mızda icra edilen oyunların ne kadarı ”İslam’i kurallar” çerçevesinde icra ediliyor? Bari organizenin adını değişin! İSLAM ne oyundur ne oyuncak! İlkeleri bellidir! Helalleri ve Haramları bellidir! Bir şeyin İslami olmasının prensipleri bellidir! Bize bir şeyin İslam’i olup olmadığını Allah (c.c) buyurur! Elçisi Hz. Muhammed Mustafa (s.a) Efendimiz buyurur!

Beşeriyetin tecrübelerinin ürünü olan trafik kuralları dahi nasıl insan hayatı için önemliyse, İslami Helal ve Haram kuralları da insanlığın huzur ve saadeti için çok daha önemlidir! Trafik kuralları insanı dünyada sakat bırakmamak ve mutlu yaşatmak içindir! Ama İslami ilkeler; hem dünya ve hem de sonsuz ahiret hayatımızın cennet olması içindir!

Değiştirilemeyen ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen İslami İlkelerinin sahibi ve emredicisi; bizi yaratan, yaşatan ve yöneten, Âlemlerin Rabbı Allah’tır (cc)! Hiçbir şahıs, Kurum ve Otorite bu İlkelere mugâyir davranamaz ve davranışını İslami diyerek te sunamaz! Din-i Mübin’i İslam ile haşa dalga geçemez! Peygamber Efendilerimizin diliyle ve eliyle İnsanlığa sunulan İslam İlkelerine karşı çıkanların, engel olanların ve dalga geçenlerin sonları hep hüsran ve perişanlık olmuştur!

Muazzez İslam Kelimesi Vakıf, Dernek, Siyaset, Ticaret, Tarikat vb. kurum ve kuruluşların önünde ya da arkasında bir sıfat olarak kullanmamaya dikkat edilmelidir çünkü İslam, mukaddesatın istismarının her çeşidini haram kılar! İslam Kasabı, İslam Marketi, İslam Giyim Evi, İslam Hac Umre Şirketi, İslami Dayanışma Oyunları, İslam Partisi, İslam Tarikatı, İran İslam Cumhuriyeti, İslam Devleti vs. kurum ve kuruluşlarda ‘’İslam’’ ismini kullanmak fiili uygulama örnekleriyle yalnıştır!

İslam; alet değil, gayedir! İslam temsilciliği haramdır! Hiç bir fert, kuruluş ve otorite İslam’ı temsil edemez! Halifelik dahi İslam’ı değil Müslümanları temsil makamıdır. Var olan bu İslami isimleri kurum ve kuruluşlarda kullanmaktan imtina edilmelidir. Zira bu kurumlardaki yanlışlıklar, yolsuzluklar ve büyük hatalar İslam’a mal edilir!

İslam, yaşanmak için gelmiştir! Aklımızı Canımızı, Malımızı, Namusumuzu ve İnancımızı Vatan Kalesinde korumak için gönderilmiş İlahi İlkelerdir! Efendimizin riyasetinde Asr-ı Sadet’te kurulan Devlet İslam ölçülerine sahipti! Ama ismi, İslam Devleti değildi! Sonrasında kurulan Emevi, Abbasi, Eyyubi, Harezim, Gazne, Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Cihan Devletimiz Osmanlı Devletlerinin hiçbiri kendilerini tanımlarken İslam kelimesini ‘’Olur ya, biz uygulamada bir hata yaparız da insanlar İslam’a soğur ve hatta öfke, düşmanlık besler’’ diye devletin başında kullanmamışlardır! İslam Kelimesini muhafaza etmişlerdir! Yezid ve sonrası Emevi dönemlerinde Horasan ve Türkistan gibi coğrafyalarda Zalim Yönetimler sebebiyle İslam’a karşı yer yer oluşan mukavemetler de bunun tarihi örneklerindendir. Ecdad, kurduğu ve İslam’a hizmete adadığı devletinin başına ‘’İslam’’ ibaresini koymaktan ictinab ederken şimdi bize ne oluyor?

Hiç kuşkusuz Müslüman ülkelerin devasa organizelerle birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olmaları her mecrada ve mevzide şarttır! Ancak bunu planlarken daha dikkatli olunmalıdır!

İslam Medeniyetinin asırlarca hamallığını yapmış Başkentlerimizden Mevlana Şehri Konyamızdaki İslami Dayanışma Oyunları adıyla yapılan İslam dışı bazı Spor gösterileri tüm Müslümanları üzmüştür! Sükut-u Hayal’e uğratmıştır! Halen şoktayız! Müsabakalara katılanların İslami ölçülere uygun olmayan kıyafetlerine bakınca Fetonyahu’nun ve ekibinin ‘’Ilımlı İslam Fitnesini’’ yaymak için organize ettiği Türkçe Olimpiyatlarındaki rezaletlerini hatırladık!

Hayatı İslami İlkeleri yaşamak ve Yaşatmak İdealiyle geçtiğine şahid olduğumuz Cumhurbaşkanımız Receb Tayyib Erdoğan ve AK İktidarımıza karşı, içimizdeki Kriptolar, iç suikastlarına bir yenisini daha eklediler! ‘’Ilımlı İslam’’ Fitnesinin yeniden hortlamasına adeta çanak tuttular!

Değerli bir yazar kardeşimizin; “ İslami Dayanışma Oyunlarının İslami Dayanışma ile ne alakası var? İsrail, milyarlarca Müslümanın gözü önünde çoluk çocuk ayırt etmeksizin Müslümanları katlederken Oyunda oynaştayız “İyi eğlenceler” dediği gibi mazlumlar ağlarken zalimler gülerken ve Kerbela Şehitlerimizin anıldığı bir zamanda hala eğlenebiliyorsak vay halimize vay! Fesubhanellah! Nereye gidiyoruz! Yeter artık! Sorumlular derhal görevlerinden alınmalıdır! Bilhassa Bürokrasi ve Siyaset içinde varlığını hala devam ettiren Kriptolar tespit edilerek bu sinsi oyunlar bozulmalıdır. Yerlerine, Hasbi Milli Kadrolar acilen göreve getirilmelidir!

“İçimizdeki beyinsizlerin (kendini bilmezleri) işlediği günahlar yüzünden (ve yapmaları gerekli sorumluluklarını yapmadıklarından) dolayı bizi helak mi edeceksin? Bizim Velimiz Sensin. Öyleyse bizi bağışla, bizi esirge; çünkü bağışlayanların en hayırlısı Sensin (Allah’ım).”(Araf S.) İlahi ihtarının gereği tövbe edip uyanmak için ilahi tokatı mı bekliyoruz? Peygamberlerin haddi aşarak azan isyankâr akrabalarına dahi (Peygamber eşi, evladı, amcasına) torpil yapmayan Allah, bize mi torpil yapacak?

“Kula bela gelmez, Hak yazmadıkça! Hak bela yazmaz, Kul azmadıkça!” sözü boşuna mı söylenmiştir?

Sözün özü;

“Çünkü onlar, müminleri bırakıp kâfirleri kendilerine dost ediniyorlar. Onların yanında yer almakla izzet ve şeref kazanacaklarını mı umuyorlar? Onlarla dost olmakla, onların hayat tarzını, kılık kıyafetini, kültürünü taklit etmekle şeref ve onur kazanacaklarını, üstünlük elde edeceklerini mi sanıyorlar? Ne kadar da yanılıyorlar! Çünkü izzet ve şeref, tamamen ve yalnızca Allah’a aittir. O hâlde, gerçek anlamda onur kazanmak isteyen, yalnızca Allah’a kul olmalıdır. Kâfirlerde onur aramak şöyle dursun, gerekirse onlarla birlikte oturmaktan bile sakınmalıdır”( Nisa S.159) İlahi Mesajı ve tüm İslami İlkeler Bize İzzetli olmanın açık yollarını gösteriyor! Karar Biz Müslümanların, İslam’la İzzet mi? İnkârla Zillet mi?

“Allah’ım! Hakk’ı Hak bilip Hakk’a uymayı, Batılı da batıl bilip ondan kaçınmayı hepimize nasip eyle! Ve Düşmanların olan kâfir ve Münafıkların hile ve tuzaklarından hepimizi koru” Amiin.

Nefsimizde, Ailemizde ve Ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Mescid-i Aksa’mızın özgürlüğü ve tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.

Selam, sevgi ve duayla…

Şevki Yılmaz

Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-
KÖŞE YAZARLARI

Sitemiz İHA Üyesidir.