Türk Çay Kültürü

5000 yıllık tarihe sahip çay her ne kadar Türklerin yaşamına geç girmişse de temiz girmiş. Gün boyunca çay içmemizin yanı sıra, kendimize özgü demleme usulü, ince belli cam bardaklar, kıtlama..

Türk Çay Kültürü
Son Güncelleme: Whatsapp

5000 yıllık tarihe sahip çay her ne kadar Türklerin yaşamına geç girmişse de temiz girmiş. Gün boyunca çay içmemizin yanı sıra, kendimize özgü demleme usulü, ince belli cam bardaklar, kıtlama çay gibi katkılarımızla çayın kültür tarihine eklediklerimiz gözardı edilemez. Bunlardan ilki, iyi bir çay demlemenin olmazsa olmaz kurallarından biri olan demliğin sıcak olması şartını, demliği çaydanlığın üstüne oturtularak, ustaca ve güzelce çözümlememizdir.
Buna karşın; çayın acıyıp tadının bozulmasını önlemek için; demledikten sonra, çayı süzdürüp başka bir demliğe boşaltmıyoruz o da işin ayrı bir yanı.

Peki Türk çay kültüründe olmayan; Amerikan icadı poşet çay, çay topları ve ağları, fazla aromalı çaylar, çaya çok süt ve limon koymak, çayı metal demlikte demlemek yani çaya karşı özensiz davranmak.

Türkler, Anadolu’ya gelmeden öncede çayı bilmelerine karşın; çayın Türkiye’ye gelmesi ancak birkaç yüz yıl önceye dayanmaktadır. Çay içiminin Anadolu’da yaygınlaşması 19. yüzyıldan itibaren olmuştur. Türklerde çayın yaygınlaşmasına ilişkin şöyle bir hikaye anlatılır:

Hoca Ahmet Yesevi bir gün Hıtay sınırında Türkistan karyelerinden birine misafir olur. O gün hava çok sıcak olduğu için çok yorulmuştur. Evine misafir olduğu Türkmenin komşusunun zevcesi doğum yapmak üzeredir. Türkmen, Hoca Ahmet Yesevi’den dua ister, Ahmet Yesevi de dua eder. Allah’ın izniyle Türkmenin isteği hemen olur. Türkmen bu duruma çok memnun olur. O yörenin önemli bir ikramı olan çay kaynatıp getirir. Hoca Ahmet Yesevi çayı sıcak sıcak içince terler ve yorgunluğu gider. Sonra, “Bu şifalı bir şey imiş, hastalarınıza bundan içirin ki şifa bulsunlar. Allah kıyamete kadar buna revaç versin” diye dua etmiştir. İşte çay bundan sonra bütün Türkler arasında kullanılmaya başlamış ve şifa verici bir içecek olmuştur.

Halk kültürü ve etnografyasında çay önemli bir yer tutar. Çay bugün sosyal hayatımızda yerini dolduramayacak derecede sağlamlaştırmış, onun etrafında oluşan kültürüyle birlikte yaşamaktadır.

Sabah kahvaltısından gecenin geç saatlerine kadar hayatımızın içinde bulunan çay, değişik kültürel değerlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Çayla ilgili; tekerlemeler, bilmeceler, mani ve türküler, ilahiler, efsaneler, fıkralar, gelenek ve görenekler başlı başına kültürel değerlerdir. Hatta, çay kelimesi Çince olduğu halde, sözlüklerde ve deyimlerde yerini bulmuş geniş bir kelime ve deyim sayısına ulaşmıştır. Çay, Çay Bahçesi, Çay Bardağı, Çay Demlemek, Çay Fincanı, Çay Fidanı, Çay Fidesi, Çay Kaşığı, Çay Takımı, Çay Vermek, Çay Molası, Çaycı, Çaycılık, Çaydanlık, Çay Parası, Çayevi, Çaygiller, Çayhane, Çay Kazanı gibi kelimelerin yanında; Tavşan Kanı Çay, Çay İçmek, Kıtlama Çay, Çayı Höpürdetmek, Çay İkram Etmek, Paşa Çayı gibi deyimlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Yetiştirilmesinden, hazırlanıp tüketilmesine varana kadar olan çay kültürü, bir çay etnografyasını da ortaya çıkarmıştır. Çay kesilmesine yarayan makaslar, sepetler, kutular, demlikler, semaverler, çay kazanları, bardaklar, fincanlar, kaşıklar, tepsiler vb. hepsi çay kültürünün etrafında oluşan etnografik maddelerdir.

Bunlardan en önemlisi, çayın kendisinden ayırd edemeyeceğimiz semaver kültürüdür. Semaver 19. yüzyıldan itibaren Ortaasya’da yaygın olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Ahmet Yesevi’den gelen mirasla çayın şifalı olduğuna inanıldığı gibi, semaverin de şifa dağıtıcısı olduğuna inanılır hale gelmiştir. İnsanlara bir hayat, muhabbet verici, dertlere deva olarak görülür. Semaverin şifa dağıttığına o kadar inanılırdı ki hamam çıkışında ve mevlitlerde insanları rahatlatmak için semaver kaynatılır ve çay içilirdi. Semaver edebiyatımızda da başlı başına bir yer tutmaktadır. Semaver şifahaneye benzetilmiştir.
Daha düne kadar yurdumun kahve ve çay bahçeleri “cafe”lere özenerek cam bardağı ortadan kaldırmış, porselen ya da cam fincanlarda servis yapmaya başlamıştı. Bir de tabii poşet çay girdi ki yaşamımıza, “cafe”lerin dışında kimi evlerde de yüz yıllık çay demleme usullerimiz hemen rafa kaldırıp demlik poşeti çaylar fincanda sunulmaya başlandı. Allah’tan şimdilerde, turistlere porselen/seramik fincanda poşet çay sunmanın pek de zekice bir şey olmadığı kavranmaya başlandı.

Bunda “Yunanlılar ince belli cam bardakta çay veriyormuş” haberinin etkisi oldu mu bilmiyorum ama son zamanlarda, “cafe”lerden başlayarak, çay bahçelerinde de çay severlerin ısrarı üzerine ideal boyutta olmasa da cam bardaklar kullanılmaya başlandı. Hani şu nedense “Ajda Pekkan bardağı” denen iri bardaklar. Ama gerçek çay severlerin gönlünde yatan küçük, ince belli bardaklar tabii ki.
Gün boyunca çay içmemizin yanı sıra, kendimize özgü demleme usulü, ince belli cam bardaklar, kıtlama çay gibi katkılarımızla çayın kültür tarihine eklediklerimiz yadsınamaz, hele destanlarımıza, türkülerimize, ilahilerimize ve manilerimize de girdiği hatırlanırsa…
Çay’dan bahsedilirde Erzurumlu’dan bahsedilmez mi? Çayi Rizeliler yetiştirir. Ama çayi da Erzurumlular içer. Erzurum’da çay bir başka içilir. Herkes çay içer ama Erzurumlu bir başka çay içer. İçer içer de… neler der neler…

Çay Hikayesi

Çayın alt demliği kaynanadır. Sürekli kaynar durur. Hatta dikkat edilmezse taşabilir.

Üst demlik gelindir alt demlik kaynadıkça onunda harareti artar ama zamanlada olgunlaşır ve demlenir.

Gelinin kocası bardaktır her iki çaydanlıktanda yeterince nasibini alır.

Biraz kaynana doldurur onu biraz da gelin, bu nedenlede denge unsurudur.

Açık ya da demli çayın hoşa gitmemeside bundandır.

Çocuklar çayın şekeridir, tat verir. Çok şeker, çayın lezzetini bozar.

Şekersiz çaya alışanlara ise bir tanesi bile fazla gelir.

Görümce ise çay kaşığıdır. Arada bir gelir karıştırıp gider.

Kayınpedere gelince o da çay tabağıdır. Çayın demine suyuna karışmaz.

Bir kenarda lök gibi oturur. Sadece dökülenleri toplar ve çevreye zarar vermesini engeller.

Ancak arasıra boşaltılması gerekir. Yoksa taşıp herşeyi berbat edebilir.

Çay süzgeci ailenin sahip olduğu değerlerdir. Aileyi dış müdahalelerden korur. Delikleri büyük olursa çayın tadı kaçar.

Suyu ısıtan ateş ise hoşgörüdür. O olmadan çay da olmaz.

Kısacası bir bardak çay ailedir.

Ve…

Ağız tadı ile içilen bir bardak çayın üstüne yoktur.

Özbeklerde Çay Kültürü
Bugün Özbek Türkeri’nin yaşamış olduğu coğrafyada siyah ve yeşil çayın dışında içecek olarak hazırlanan çay çeşitleri şunlardır:

Reyhanlı çay: Semerkant ve Taşkent illerinde içimi yaygındır. Buhara, Kaşkaderya, Sühanderya ve Semerkant vilayetlerinde bu çaya kırmızı biber, nane ve iğde yaprakları da koyulur. Reyhanlı çay sadece harareti gidermekle kalmayıp, şifa verici bir özelliğe de sahiptir. Bu çayın iç hastalıklarına çok iyi geldiği düşünülmektedir.

Hazırlanışı: Çini çaydanlık kaynamış su ile çalkalandıktan sonra kaynar suya kuru çay konulur, reyhan ya da onun kurutulmuş yaprağı ilave edilerek 4-5 dakika demlenmesi için beklenilir. (800 gr. Kaynar suya 4 gr. kuru çay ve 2 gr. reyhan yaprağı.)

Ballı çay (Eselli çay) : Bu çay soğuk günlerde soğuk algınlığı (grip) olan kişiler için hazırlanır.

Hazırlanışı: Çaydanlık kaynamış su ile çalkalanıp kuruçay koyulur. Bal veya reçel ilave edilip kaynar su ile demlenir ve 4-5 dakika bekletilir. ( 700 gr. kaynar suya 6 gr. kuru çay ve 60 gr. bal.)

Şeker kristalli çay (Navvatlı çay): Navvat; şekerin iyice kaynatılıp kristalleştirmesi ile elde edilir. Navvatlı çay ishal ve soğuk algınlıklarına iyi gelir.

Hazırlanışı: Çaydanlık kaynar su ile çalkalandıktan sonra kuru çay ilave edilir ve demlenir. İçilmeden önce piyaleye önce şeker kristali (navvat) koyulur ve üstüne çay ilave edilerek karıştırılır. (800 gr. kaynar suya 6 gr. kuru çay ve 100 gr. şeker kristali (navvat).

Sütlü ve tuzlu çay (Şir çay): Bu çay, Özbekistan’ın her yerinde hazırlanır. Onun esasını süt ve tuz ile koyu bir şekilde demlenmiş çay teşkil eder. Kaşkaderya ve Sühanderya vilayetlerinde çay katılmadan da hazırlanabilir. Semerkant’da bu çaya bal ve ceviz de ilave edilir.

Hazırlanışı: Kaynamış suya kuru çay konulduktan sonra çaydanlığın ağzı kapatılarak kısık ateşte 2-3 dakika kaynatılır. Sonra sıcak süt ve tuz ilave ilave edilip bir dakika kaynatılır.
İkram edilirken çayın üstüne tereyağı veya kaymakla beraber biber de serpilebilir. Çok yüksek kalorili bir içecek olup, susuzluğu gidermede oldukça etkilidir. Genellikle sabah kahvaltısında içilir. (1 litre içecek için 6-10 gr. Kuru çay, 500 gr. süt, 500 gr. su, 25 gr. tereyağı ya da 50 gr. kaymak, tuz ve kırmızı biber.)

Soğuk çay (Yahne çay): Orta koyulukta yeşil çay demlenir ve 5-6 dakika bekletilir. Sonra süzgeçten geçirilerek soğutulur. Çok sıcak günlerde içilir. Özbekistan’ın her yerinde hazırlanır. ( 800 gr. hazır içeceğe 6 gr. kuru çay.)

Çayname
İhsan Coşkun Atılcan
1
Bir mübarek nesnedir ki övülür
Erzurum’da her şeyden çok sevilir
Sıra sıra tepsilere çevrilir
Yakut renkli pırıl pırıl demli çay

2
Akar gider Akpınar’ın suları,
Yazıcısı daha birçok pınarı,
Tabakhane, cennet çeşme suları,
İçmezler de ‘İlle olsun taze çay’

3
Dilde destan kışları ve Barları
Yaylasında kısrakları, tayları
Sularında nefis olur çayları
Dadaşların tutkusudur burda çay

4
Erzurum’un mutfakları düzenli,
Biçim biçim semaverle bezeli,
Eksik olmaz sofrasında ezeli,
Lavaş ekmek, civil peynir, birde çay

5
Açma çörek, bohçe kete yenilir
Yenildikçe daha var mı denilir
Tazelenir tazelenir verilir
Ömürleri tazeleyen taze çay 6
Ufak ufak kırılmakta şekerler
Dil üstünde kıtlamasın içerler
Limon, çayın namusunu lekeler
Bakiresi bir bardakta sade çay

7
Düğün dernek, çalgı ahenk kurulur
Zurna çalar, davullar vurulur
Çok bar tutar, dadaşları yorulur
Her ne molada getiriler demli çay

8
Gandara’da söğürtleri gövdeli
Gövdesinin altı koyu gölgeli
Küme küme çay içerler neş’eli
Her muhabbet aleminde vardır çay

9
Bir tarafta tarla çayır biçilir
Bir tarafta buğday saman seçilir
Şeker yoksa zararı yok içilir
Kişmiş ile, temas ile orda çay

10
Mantı ile turşu yedim yanmışam
Otuz içtim, şimdi ancak kanmışam
Semaverin tekendiğin sanmışam
Tazesinden hele doldur ver bir çay

11
Semaverler sıra sıra dizili
Demlikleri nakış nakış yazılı
Akşam sabah Erzurum’da hasılı
Fokur fokur buğu buğu hazır çay

12
Şair değil aşinadır fırçaya
Neler yazdı tiryakisi bu çaya
Gönül ister düşsem yollara yaya
Orda içsem birkaç bardak doğru çay

13
İçkileri biraz sertçe taşladım
Çay içmeye kıtlamaya başladım
İhsan der ki vah ederim, yaşlandım
Doktor dedi: Açık olsun senin çay

ÇAYA ŞÜKÜR
İbrahim Günaydın
“Çay Allah’ın nimetidir” diyorum,
Aksini hiç kimse yazamaz, beyim.
Ben, verilen bu nimetten yiyorum,
Buna kimse kuyu kazamaz, beyim.

Eskiden olurdu çok kan davası,
Hiç savmazdı kurşun, bıçak yarası,
Bu mesele bize bir yüz karası,
Söz doğrudur, kimse kızamaz, beyim. Çay gelince suçlu göçtü buradan,
Kan davası böyle çıktı aradan,
Her şeye bir sebep verir Yaradan,
Kaderi hiç kimse bozamaz, beyim.

Çaydan önce çıkıyorduk gurbete,
Muhtaç idik bir yudumluk şerbete,
Bugün şükür etmek borçtur elbette,
Şükür eden insan azamaz, beyim. Şükredersek Hak’tan ihsan çok gelir,
Küfredersek kriz gelir, şok gelir,
Aç karnımız ol dem bize tok gelir,
Şükürsüz rızkımız uzamaz, beyim.

(19 Mart 1973 Çukurlu Köyü/Rize Not: Rize’de halkın çayla ilgili şikâyet ve sıkıntıları konu olduğu bir zamanda kaleme alınmıştır. Bu çayı kaldıracaklar, satılmıyor, dökülüyor vs.)

ÇAYA SAHİP ÇIKALIM

İbrahim Günaydın
Çay ne yere atılsın,
Ne de ucuz satılsın,
Kahvaltı sofrasında
Baş menüye katılsın.

Al çayı dök denize,
Fayda vermedi bize,
Devlete zarar vermek,
Uymaz kimliğimize.
Çayın merkezi Rize,
Hak’tan nimettir bize,
İthal, kaçak çaylara,
Asla vermeyin vize.

Müstahsiller el ele,
Çaylıklarda amele,
Dilerim gayretlerin,
Sonucu iyi gele. Rize’nin vekilleri,
Çay konuşsun dilleri,
Müstahsil memnun kalsın,
Bu olsun ödülleri.

Çayı atmayın yere,
Alın, öpün bin kere,
Laflarla atışmayın,
Soruna bulun çare. Engelleri aşalım,
Kaliteye koşalım,
Sonunda hep beraber,
Eğlenelim, coşalım.
(Çayla ilgili yapılan bir toplantıda müstahsillerin çayı yere atması üzerine yazılmıştır)

Çay Destanı

Oflu Hızır
1
Yarum gitti çaylığa
İslatti fistanuni
Dinle Ofli Hizirdan
Bu çayun destanini

2
Evde parkta bahçede
Seyrettum içenleri
Hiç birisi pilmeyu
Eziyet çekenleru

3
Mayis ayi geldi mi
Başlayi bir curcuna
Onlari durduramaz
Ne yağmur ne furtuna
4
Ev işin hallettu
Doğru çayluğa sapti
Yetmiş kiloluk sepet
Sirtindan yara yapti

5
Boş arazimuz yoktur
Heryeri doldurduk çayluk
Kalmadi köyümüzde
Ne misirluk ne findukluk

6
Oradaki ekisperler
Torpilinun ajani
Fazla çay veremezsun
Uygularlar kontenjani
7
Morali bozuldi mi
Çaylari seçtirecek
Arkanda dayun yoksa
Eziyet çekturecek

8
Her sene devam eder
Mayis Temmuz arasi
Bu kadar eziyete
Helaldur çay parasi

9
Bütün Rize bitecek
Sira Of’a gelecek
Zaten alduğun para
Borcuna yetmeyecek

10
Yolu yok yordami yok
Her tarafi tik bayir
Bu çilekeş bacimi
Kayir Allahum kayir

11
Senelerdur yük taşir
Rahatsuzdur belunden
Ne yapsun Ofli Hizir
Bir şey gelmiyu elinden

Çay Destanı

Kemenceci Hasan Yazıcı
1
Biraz da anlatayim
Başima gelenleri
Bu yaz çay güldürecek
Bizim Rizelileri

2
Gelirimiz bu çaydi
Zata evvelden beri
Arka isti yatayi
Fabrika işçileri

3
Çay kesmek bir iş değil
Muhim olan satmasi
Nerden çikti ortaya
Bu kontenjan davasi
4
Kimun aklina geldi
Bu Allah’in belasi
Hiç hoşuma gitmeyi
Ekisperin havasi

5
Ekisper bakti çaya
Ben de yaktim sigara
Dedi çayin bozuktur
Bunu bi temiz ara

6
Her sene iyi idi
Şu Rize’nin havasi
Bu yaz güneş görmedi
Soğuk geçti burasi

7
Yağmur çamur çalişir
Zengin fukarasi
Cebumuze girmedi
Mubarek çay parasi

8
Aradiim iki saat
Gine temiz olmadi
Dedum ulan Yazici
Sana akil kalmadi

9
Benim darlandigimi
Ekisper de anladi
Çayi koydu kantara
Baktilar bir deftere
10
Dediler bir kilo fazla
Al koy oni bir yere
Zaten kafam dumanli
Döktüm oni dereye

Mani ve Atma Türkülerde Çay

Geliyi mayis ayi
Toplayalim çaylari
Gidelim fabrikaya
Alalim paralari

Giderdi Şam’a şarka
Irizenin ketani
Şimdi cana can katar
Çayinin bir fincani

Rize cüzel memleket
Çay kokayi gül gibi
Rize’ye doymak olmaz
Parlayi yulduz gibi

Bir bak hele bak hele
Kar yağmiş yaylalara
Yaşasun Karadeniz
Çay dolmuş tarlalara
İnce kalem kaşlarin
Kemençe yayi gibi
Kirimizi dudaklarin
Rize’nin çayi gibi

Kiz idin oldun kadin
Hiç eksilmedi tadin
Çay filizi kirmaya
Olayim mi irgadin

Çay mahsuli çoğalmiş
Rizenun her yerine
Çay tamilari benzer
Esmer güzellerine

İki taş atacağum
Bahçenuzdaki nara
Çay paralari gider
Raki ile komara
Yekün Rize dağlari
Verilmiş çay güline
Çay fidanlari benzer
Esmer güzellerine

Yağmur yağar islanir
Çay fidaninin dibi
Anan seni sevmeyi
Benim sevdiğim gibi

Rize bağluklarinda
Pembe güller açayi
Gel gidelim Rize’ye
İçelim Rize çayi

Çay makasi elune
Çaylari toplayisun
Nişanu ettuk bitti
Duğuni bekleyisun

Hep topladuk çaylari
Daha geri kalmadi
Çokda uzun kesmişuk
Ekisperde almadi

Gel çikalum çıkalum
Ha buradan yukari
Çay topliya topliya
Belum oldi kukari

Türkülerde Çay

1
Kimin ağriyir cani çay
Okşayipti mercani çay
Min bir derdin dermani
Çay, çay, çay
Tüm dertlerin dermani
Çay, çay, çay

2
Armudi istikanda çay
Üreğimiz yananda çay
Yaranlisan dağlisan
Çay, çay, çay
Etirlisen bağlisan
Çay, çay, çay 3
Her kime gelse konak çay
Lazim değil soruşmak çay
Geler yemekten kabak
Çay, çay, çay
Versin yemeşten kabak
Çay, çay, çay 4
Kişin karli çağinda çay
Yayda gün kabağinda çay
Gelsinler sorağinda
Çay, çay, çay
Gezir her dudağinda
Çay, çay, çay
5
A gülim heyyyy!
Adin gezir elleri çay
Kimin yoksa heberi çay
Okşayipti mehmeli
Bolca isin demleri
Çay, çay, çay

6
Üreğim çay, çay, çay
Etirim çay, çay, çay
Mehmedim çay, çay, çay
Gözelim çay, çay, çay

 

İlahilerde Çay

İçin Aşıklar İçin Bu Sohbetin İçinde Doldur Aşık
1
Gül bülbülü çok sever
Daima Hakk’ı över
Çayı koyu demleyin
Şeyhim çayı çok sever

2
Gül bülbülsüz açılmaz
Çay lüzumsuz içilmez
Nakşiler, Kadiriler
Sohbetinden geçilmez

3
Çayın rengi güldendir
Doldurması sizdendir
İçin aşıklar için
Çay sahibi bizdendir

1
Semaveri yakınız
Hemen kalbe bakınız
Kalbe kandil takınız
Bu sohbetin içinde

2
Verin çayı içelim
Bu alemden göçelim
Hak batılı seçelim
Bu sohbetin içinde

3
Bunda çayı içtiler
Bu cihandan geçtiler
Kanatlanıp uçtular
Bu sohbetin içinde
1
Bülbül aşkin cenginde
Dök çayi gül renginde
Erenler meclisinde
Doldur aşık çay doldur

2
Çay piştiyse getirin
Aşiklara içirin
Çok selavat getirin
Doldur aşık çay doldur

3
Çaylar gelsin içelim
Sirati asan geçelim
Cennetine göçelim
Doldur kardeş çay doldur
4
Çaylar afiyet olsun
Kalbimiz nurla dolsun
Hak bizden razi olsun
Doldur aşık çay doldur

5
Çaylarin içi baldir
Şeytani ortadan kaldir
Kevser şarabina daldir
Doldur kardeş çay doldur

6
Demliğin kendi sari
Üç bardaktir karari
Fazla iç yok zarari
Doldur canim çay doldur

Muammer DEMET
@biriz.biz

,

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

betnis giriş
betnis
yakabet giriş